Gel-Gitler Arasında Bir Mekan: Otogarlar

Spread the love


Yuvadan uçan her bireyin konduğu bir dal bu otogarlar. Dallardan dallara kona kona hayatın bu safhasına geldik çok şükür. Ne kadar geldiğimi ne kadar gittiğimi ben hatırlayamıyorum; eminim sizde benim gibi hatırlamıyorsunuzdur, yoksa unutulur cinsten bir yer mi otogar? İlk yalnız uzun yolculuğumu yaptığım da dokuzlu yaşlarımdaydım henüz. Aklımda ondan kalan biraz heyecan biraz da büyümenin vermiş kendine güvenme duygusu.

 

Yıllar nasıl birbirini takip ediyor bilinmez. Bilinen bir gerçek var ki insanların konargöçer olduğunu gerçekten anlatıyor otogarlar. Şöyle bir düşününce etraflıca neydim ben otogarlarda. Bir öznesi yolculuğun, bir tanığı yolcunun, yada bekleyeni; her birinin de duygusu farklı şüphesiz.

 

Bunca duyguya inat pislik ve soğuk mekanlar olmaktan öteye geçmediler bende. Pis duvarları, iğrenç kokuları, ısrarcı dilencileri, bayram kuyrukları bütün güzellikleri aldı benden; bir yerlerde güzel bir şeyler varsa bende bilmiyorum. Ama yolculuğu sevdim hep, garlara inat…

 

Davullu, zurnalı anlarda oldu otogarlarda tanıklık ettiğim. Her sevinçli uğurlamanın ardından ağlayışlar feryad figana dönüştü. Gözlerden ırmaklar gibi yaşlar döküldü. Bir başka adette ise sular arkasından dökülerek uğurlanırdı insanlar.

 

Benim için en zor anlar iki otogar arası yollar herhalde; aslında yolları severim. Hoşnutumdur onlardan ama otobüs sırtında bir başka oluyor; iki otogar arasında kalıyor insan soruyor kendisine ben şimdi geliyor muyum gidiyor muyum?….

 

hep bir dalga hali; gel-git….

Bir cevap yazın