Aşık Kurbani

Spread the love

 

 

Karadeniz kültürü denince akla nedense sadece Doğu Karadeniz gelmekte; bunun yanı sıra diğer illerin kültürleri hep bir ikincil kaldı. Her şeyde olduğu gibi ikincil durumda kalması pekala anlaşılabilir. Bunu nereden okumak isterseniz o şekilde cevap verebilirsiniz. Politik, sosyal yada kamusal alana daha çok medya kanalıyla entegre edilmesiyle yada. Anlattığım bu kısım; bugünkü yazımın konusu değil sadece küçük bir kapı aralamak istedim; okadar. Bugünkü  yazı tam olarak Doğu Karadeniz kültürünüde anlatmak istemiyor aslında. Amacım yıllardır bu işe gönül veren bir karakterden sizlere bahsetmek…

 

Aşık Kurbani’dir adı. Kaçımız bu adıyla biliriz onu  bilmem. Yıllardır televizyonlarda, konserlerde gözümüzün önünde Karadeniz kültürünü tanıttı hem Karadenizlilere hemde sevenlerine. Adına gelirsek Ahmet Yıldırım bu adıyla da tanıyan yoktur onu zannımca o kadar gözümüzün önünde olmasına rağmen adını bile öğrenemedik tam anlamıyla. Bizler Fadime Hala olarak tanıdık onu televizyonlarda; atışmaların, skeçlerin vaz geçilmez unsuruydu bizim için.Halen daha öyle elbette. Bu yazıda Fadime Haladan değil biraz Aşık Kurbani’den söz etmek istiyorum. Trabzonun Çaykara ilçesinde doğan Aşık Kurbani tam olarak Karadeniz kültürünü yaşayarak hayatına katan birisi, yazları yaylalarda olur, koklar toprağı adeta. Sadece türkü söyleyerek, kültür bilinmez kumaş dokur, el sanatlarıyla uğraşır, kavak çalar tulum çalar, koleksiyoncudur, aklınıza başka ne gelirse….Sadece halk edebiyatıyla da ilgilenmemiş divan edebiyatından da son derece anlayan bir aşık… şöyle bir geriye baktığımda aslında genç yaşta koca bir çınar olmuş; biz gençlerse çınarın altına daha oturamamış oradan soluklanamamışız.Niyetim onu tanıtmak değil anlayacağınız gibi bakarken daha bir değerli olduğunu bilmemiziçin hatırlatma sadece. Birgün kısmet olursa onunla uzun uzun hasbihal etmek, bir iki öğüt almak isterim kendisinden, ya nasip. Yanlış hatırlamıyorsam üç yıl önceydi onunla Beyazıdda karşılaşmamız; bir sahafın vitrininde öylece karşımdaydı. Şunu diyordu herkese kuçağını açıp “İçime Akıttım Gözyaşlarımı”….

 

Bir cevap yazın